o sabah, marcovaldo’yu sessizlik uyandırdı. havada tuhaf bir şey olduğu duygusuyla yataktan kalktı. saatin kaç olduğunu anlayamıyordu, panjurların çubukları arasındaki ışık, günün, gecenin bütün saatlerindeki ışıktan başkaydı. pencereyi açtı, kent yok olmuştu, yerini beyaz bir kağıt almıştı. bakışını yoğunlaştırınca, beyazın ortasında neredeyse silinmiş kimi çizgiler seçti, çevredeki pencereler, damlar, sokak lambaları gibi olağan görünüşün çizgilerinin karşılıklarıydı, ama gece üzerlerine yağan karın altında kaybolmuşlardı.
“kar!” diye bağırdı marcovaldo karısına, daha doğrusu bağırmak istedi, ama sesi yavaş çıktı. tıpkı çizgilerin, renklerin, perspektiflerin üzerine olduğu gibi gürültülerin, daha doğrusu gürültü yapma olanağının üzerine de kar yağmıştı; pamuk döşeli bir ortamda, sesler titreşemiyorlardı.
karda kaybolan kent
italo calvino
-
supruntu bunu beğendi
-
flowersinjanuary bunu ztopya kullanıcısından yeniden blogladı
-
rahsanata bunu beğendi
-
yuksekokce bunu beğendi
-
ozgurneslihan bunu beğendi
-
korkmabenvarim bunu beğendi
-
skyozlem bunu ztopya kullanıcısından yeniden blogladı
-
sibisibi bunu beğendi
-
icimdenbises bunu beğendi
-
icimdenbises bunu ztopya kullanıcısından yeniden blogladı
-
ztopya bunu gönderdi